kore etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kore etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ekim 2017 Salı

Byung-Chul Han: Şeffaflık Toplumu


şeffaflık toplumu ile ilgili görsel sonucu
Bu yıl okuduğum en iyi kitap Metis Yayınevinden çıkan "Cahil Hoca" isimli kitaptı. Bir diğer en iyi ise kesinlikle "Şeffaflık Toplumu" oldu benim için. Metis'e sevgiler, saygılar olsun. 

"Sergi değeri her şeyden önce güzel görünüşe bağlıdır. Sergileme zorlaması böylelikle güzellik ve dinçlik (Fitness) zorlamasını ortaya çıkarır. Operasyon Güzellik sergilenme düzeyini en yüksek düzeye getirmeyi hedefler. Günümüzün örnek kişileri içsel değerleri değil, gerekirse zora başvurularak uyulmaya çalışılan dışsal ölçüleri sunar. Sergileme zorlaması görünür olanın ve dışsalın mutlaklaştırılmasına yol açar. Görünmez olan, hiçbir sergi değeri, hiçbir ilgi yaratmadığı için, yoktur."

Yani sergilemiyorsanız yoksunuz, istediğiniz kadar tepinin, bağırın, çağırın. Şeffaflık toplumunun bir parçası değilseniz, örneğin sosyal medya hesaplarınız yoksa insanlar artık sizin gerçek varlıklarınızı sorgulamamaya başlıyorlar. Hatta sosyal medya hesaplarımı kapattığımdan beri birkaç arkadaşımdan, "ne oldu, iyi misin, her şey yolunda" mı minvalinde sorular aldım. Bu ne demek? Eğer sosyal medyada varsanız reelde de varsınız, yoksanız sizin varlığınızın diğerleri için bir ehemmiyeti kalmıyor.

Sosyal medyada insanlar çoğu zaman birilerine gönderme yapıyorlar. Üzüldükleri ya da kızdıkları durumlarda karşı tarafın bu mesajı göreceğini düşünüyorlar. İşe bakın, hem de sosyal medya üzerinden. Gerçek hayattaki iletişimin yerini sosyal medyanın büyük bir hızla aldığı gerçek. Bu yüzden "Şeffalık Toplumu" adlı eserde sosyal medyadaki kimliklerimiz üzerinden yapılan tartışmalar beni çok etkiledi. Like/dislike, kimi zaman sadece like, bu bu kadar basit. 

28 Ocak 2016 Perşembe

Philip Roth: Öfke

"Ama burada konuşacak kimse yok; masumiyetim, patlamalarım, açık sözlülüğüm, genç erkekliğimin ilk gerçek yılı ve yaşamımın son yılındaki o kısacık aşırı mutluluk dönemi hakkında konuşabileceğim sadece kendim varım. Duyulma arzusu, ve beni duyacak kimsenin olmaması! Ölüyüm. Telaffuz edilemez cümlenin telaffuzu." 

Enfes bir kitap, enfes bir yazar... Amerikan edebiyatının en verimli yazarlarından olan Philip Roth ile ilk kez tanışıyorum. Marcus'un yaşadıkları, babası ile olan ilişkisi, dönemin politik ve akademik ortamı Roth tarafından enfes bir bilgi birikimi, gözlem yeteneği ve üslupla aktarılmış. Marcus ve babasının hissettiği farklı tür ve boyutlardaki öfkenin nelere yol açtığı oldukça ince, sarsıcı bir tedirginlikle tasavvur edilmiş.

Eğer İstanbul'da yaşıyor iseniz ve Kadıköy'e ulaşımınız kolay ise, rıhtımda bulunan Yapı Kredi Yayınlarının satış dükkanını ziyaret edin derim. Harikulade kitaplar var, sanırım bir dahaki gidişimde daha çok kitap alacağım.