Aslında kütüphanenin bilgisayarlarından ve internetinden bedava faydalanmak varken buradan yani okulun kantininden yazmamın bir sebebi var.Çünkü kütüphanenin bilgisayarları çok dandik,berbat,böö,pis,şapadanak...Ben ne yapıyorum bu günlerde?Derslere gidiyorum,bir çok farklı insanla aynı sınıfta barınmak zorunda kalıyorum.Elli kişiyi tek tek gözlemliyorum.Elif Şafak okuyorum.Üç kitabı kaldı okumadığım...Etrafıma meraklı gözlerle bakıyorum ve hala eğik yürüyorum.Dün hocamız nakil gitmek isteyen var mı derken niye parmak kaldırdım bilmiyorum.Acaba Ankara yazmadığıma pişman mıyım?Bilmem,bu saatten sonra düşünmenin pek anlamı yok sanırım..Kantinde pop çalıyorlar,rock çalan yok ya.Paramore'u özledim gerçekten.Burası neden bu kadar sıcak,sıkıldım bu sıcaktan.Hergün annemle konuşuyorum.Bizim oralara özlem var hala içimde.Yaptığım enteresan şeyler yok.Ufak sakarlıklar dışında tabi..Mesela sabah kahvaltısı zamanında akşam yemeği fişini pişkince uzatıp bir de kadına hesap sormam gibi,tabaklarımı boşaltrken yemekhanede düşme tehlikesi geçirmem gibi,yediğim şeylerin poşetlerinin kantinin ortasında etrafa uçması ve benim peşlerinden koşup çöpe atma girişimlerim gibi..
Komik vakalar yaşıyorum ciddi olmaya çalıştıkça.Ha,bu arada doğum günüm yaklaşıyor.13 Ekim doğumluyum ben.Terazi burcuyum.Hadi bakalım burcuma yorumlar bekliyorum,burada alnımdan ter damlarken.
Burada feci para harcanıyor.Ben pek midesini düşünen bir tip olmadığım için daha çok kitap ve sinemaya para harcıyorum.Çağan Irmak-Karanlıktakiler'e gittim geçen.Beğendim ama Issız Adam kadar değil.Kıyaslamak ne derece doğru bilmiyorum ama çok da bayıldığımı söyleyemem.Zaten bana ne eleştirmenler yorum yapsın.
Burada Sıla çalıyor şimdi,ben de ufaktan gideyim.Maalesef blog okuyacak kadar vaktim olmuyor.Anca yazıyorum kusura bakmayın.Noneless abla;)Yazdığın yazıyı okuma fırsatı buldum,çok teşekkür ederim.Ben de hepinizi özledim.
Tekrar buluşuncaya kadar çiklet elveda der;)