17 Temmuz 2017 Pazartesi
Güneydoğu Anadolu Yolculuğumdan Notlar
Güneydoğu Anadolu yolculuğumu tamamladım. Bu yazıyı epey hüzün yüklü kaleme alıyorum. Kendimi hiç İstanbul'a ait hissetmedim hala hissetmiyorum. Burada okudum, çalışmaya başladım derken bu şehrin beni ne kadar yıprattığını yeni yeni görüyorum. Samimiyetsiz insanlar, sürekli bir koşturmaca, kendini dinlemeye vakit bulamama gibi pek çok sorun beni yıpratıyor. Güneydoğu'da kendime geldim. Samimiyet, insan sevgisi, sohbet, misafirperverlik sanki bu güzel değerlerin hepsi oraya ait.
İlk gün Antep üzerinden Halfeti'ye geçtim. Halfeti'de Fırat üzerinde bir tekne turu yapıp ardından yemek yedim. Fırat'ın masmavi ve sakin suyu üzerinde masalsı anlar yaşadım. Ertesi gün ise Adıyaman'da idim. Nemrut Dağı'nın üzerinde güneşin batışını seyrettim. Ardından Mardin ve Midyat'i ziyaret ettim. Mardin'e dair beni en çok etkileyen yapı Mor Gabriel oldu. Tarihi doku ile buluşmam ve kadim Süryani halkını yakından tanımam inanın gözlerimi doldurdu. Süzülen bir iki damla yaş ile gezinip durdum Mor Gabriel'de. Midyat'ta kültürel çeşitlilik bol, tarih boyunca süregelen bu çeşitliliğe bizzat şahit oldum ve ne kadar büyük bir zenginlik barındırdığımızın farkına bir kez daha vardım. Mor Gabriel'den çok zor ayrıldım. Bir gün mutlaka bir kez daha ziyaret edeceğim.
Mardin'de Kasımiye Medresesini de ziyaret ettikten sonra Batman Hasankeyf'e yol aldım. Büyülü bir güzellik, bir kez daha kahrettim onu sular altında bırakacak olmalarına. Her gittiğim yerde gözlerim hep nemli gezdim, sanki bu topraklarda insanı kendine çeken, insanı özü ile tanıştıran tarif edemediğim bir şeyler vardı.
Bir sonraki gün Antep gezimin ardından Hatay ve Adana ziyaretlerimden sonra İstanbul'a geri döndüm. Bir gün bu şehirden temelli gideceğim. Bu şehrin ve insanlarının beni daha fazla yok etmesine izin vermeden bir gün temelli gideceğim. Bir süre birbirimize katlanmak zorundayız İstanbul, ardından yollarımız ayrılacak. Bir gün, muhakkak.
9 Kasım 2014 Pazar
Uyan
uçan kuştaki güzelliği kaybettik,hastayız
çok sıkıldım ağlamaktan,durmaktan
bu ahlaksız oyunlara devam etmek günah
sonra kayboldu onlar da
biz nefes alamadan
ah bu hayat anlamsız bir şaka
herkes bunun farkında
çok sıkıldım ağlamaktan,durmaktan
bu ahlaksız oyunlara devam etmek günah
uyan artık uyan
uyan dostum uyan
uyan uyan uyan karanlık uykundan
sen yine de o yolun sonundaydın
sen yine de hiçbir şey yapamazdın
sen uyuşuk,tembel,yalnızdın
sen
mor ve ötesi
15 Eylül 2014 Pazartesi
Tamiri Mümkün Kalbinin
mevsimler geçti aklımdan
duvarda asılı tescilli hüzünler
birkaç mucize anı
belki de küçük şeyler
kırılmışız bir yerde
tamiri mümkün kalbinin
fark etmeden isteyince
gerçekleşir hayallerin...
mor ve ötesi
7 Haziran 2014 Cumartesi
Gül Kendine
16 Haziran 2009 Salı
Mor Yıllar
Neden hayat beklediğim gibi ilerlemiyor?O kadar başarılı bir öğrencilik hayatının ardından girdiğim sınavda böylesine yanlış çıkarmak ve geçen şu üzücü günlerim niye?Sonuçlar daha belli değil bu sene şanslı olduğumuz falan söyleniyor ama benim aklım hala sınavda.Bu kadar zorlayıcı olmalarının sebebini anlayamıyorum.Çoğu başarılı arkadaşım benim gibi hayal kırıklığı içerisinde.Artık hedefimden şaşmak zorunda kaldım neresi olursa oraya gideceğim diye düşünüyorum çünkü bu strese daha fazla dayanamayacağım.Bu netleri nasıl ben çıkartırım inanamıyorum!Dershaneler bizi uyutmuş demek ki,bu kadar yüksek puanlı denemeler birincilikler bir hayal dünyasından ibaretmiş.İnşallah her şey benim için hayırlı olur ve daha fazla üzülmem.Gözümde yaş kalmadı iki gündür yazsam mı yazmasam mı düşünüyordum ve parmaklarım dokundu sonunda tuşlara.Beklentileri,hayalleri ve geleceğimi düşündükçe çıldıracak gibi oluyorum.Her halükarda kötü bir sonuçla karşılaşacağım ama tabi bu senenin ne getireceğini,istatistiklerini daha bilmiyorum.Ama şu ana kadar hiçbir denemeden almadığım kadar vasat bir puan alacağıma eminim.İnşallah yerleşebilirim ve okurum çünkü tek istediğim şey bu okumak,okumak ve okumak.Sanırım en kötüsü de herkesin beklentisini suya düşürmek.Dinsin artık bu göz yaşlarım Allah’ım,o kadar çalışmam ve emeğim boşa gitmesin ne olur?Arkadaşlarım yerleşirken açıkta kalmak benim için çok korkutucu olur.Ah şu Tükçe’yi bu kadar zorlamaktaki amaçlarını bir anlayabilsem.
Mor yıllar doludizgin geçer üzerimden
Yüzümde çizik çizik sevda yazılır
Seninki en derini süzülür gider sol yanağımdan
Ah yıllanmış aşklar geçer gider gözümden
Sonuna gitmek ya da kalmak yazılır
Yanımda kalsan bozulur döner kader
Son durağından
…
Eksiz zamanlar,lanetli zamanlar.Her şey için en çok annem için umut ediyorum.Beni yarı yolda bırakma hayat,mor yıllarımı pembe rüyalara çevir hem de hemen:/