Yarın sabah taşınıyoruz, üç yıldır oturduğumuz bu evden ve çevreden ayrılmak zor gelecek bana. Sabaha kadar nasıl uyuyacağım bilemiyorum. Tüm eşyaları toparladık, sahiden gidiyoruz. Yeni bir yer, yeni bir ev, yeni bir okul, yenir bir hayat hepsi gerçekten çok fazla yeni. Üstelik içimde zerre kadar heyecan yok, Yabancı'nın kahramanı gibiyim, hissiz. Çok tuhaf, normalde içimde küçük heyecanlar belirmesi gerekir, sanki mücadele edecek hiç gücüm kalmamış gibi. İnsanlar nasıl tahammül edebiliyorlar bu dünyaya?
Sonsuz ömür, dilim dilim her bir hece, yürekte bukağı, sevginin kabiliyetsizliği; hepsi ortak bir noktada birleşiyor. Üstelik bu yaz edebiyat bile çare olamadı dertlerime. Oysa bir tek o sarardı yaralarımı, sağaltırdı beni, çoğaltırdı. Doyma noktası belki de, hayattaki her şeye. Hiçbir şeyi çabuk tüketmedim ama erken yaşlarda yoruldum. Bu çağ tam anlamı ile delilik çağı, en zorundan.
Yeni evde bir sürü uğraş, üstelik haftaya çalışmaya başlıyorum. Halledilmesi gereken bir sürü ıvır zıvır, nerede olduğumuzu anlama çabaları. Tüm bunların hepsi öyle zor geliyor ki, bir sene daha diyorum her seferinde kendime. Bir sene daha diren, sonra ne yapmak istiyorsan onu yap artık. Özgür kıl kendini.
Hoşça kal güzel semtim, hoşça kal güzel evimiz.
Son bir kez balkonda bir sigara yakacağım.
Sonrası selamet.
evde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Ağustos 2018 Pazar
13 Nisan 2012 Cuma
Bu akşam eve geldim,aslında sabah gelecektim ama otobüsü kaçırdığım için akşama kaldı.Balık yediğime göre bence hayat belirtisi gösteriyorum hala,annem yapmış akşam yemeği niyetine.Büyük teyzem de bizde kalıyor.Çünkü annem banyoyu yaptırmaya karar verdi,sonra bütün ev bir elden geçsin o kadar masraf yapıyoruz dedi.Olanlar oldu evde inşaat var.Odamın üst katta olmasına seviniyorum zira tek temiz yer benim odam.Masrafa da girdik çok fena sormayın.
Sonra ben kendime ucuzca bir masa lambası aldım.Hep isterdim,ışığı saman kağıdıma yansıyan bir masa lambası.Gün boyu yaktım onu ben,hala yanıyor hoş.
Sınavlarım bitti ama sunumlar hiç bitmiyor.
Kavram haritalarından nefret ediyorum ayrıca.
Yaz falan da gelmesin,kışın palto giyerek kendimi insanlardan saklıyordum şimdi bir tişört bir kot her yanım meydanda.Sevmiyorum ben insanları.Hiç.
23 Ocak 2010 Cumartesi
Üniversitede,Yolda Ve Evde
İlk dönemi atlattık ve sanırım üniversiteme ve şehrine çok alıştım.Aydın güzel bir yer.Modern bir yapıya sahip ve öğrenciler için şirin bir yer olduğunu düşünüyorum.Tabii,bu arada saçlarımızı uzattım.Simsiyah maşallah:)İlk günden olay oldum zaten.Bilgisayar hocam dahil bir çok kişi saçlarımla ilgili olumlu olumsuz yorumlarda bulundular.Kaşımın bir tanesini çizdirdim.Biliyorum demode oldu artık ama,piercing taktırmayı bir taraflarım yemedi açıkçası.Şimdilik çizik kaşla idare ediyorum.Görenlerin tanıyamaması doğaldır bundan dolayı zaten:)
Gelirkene,ben de alışkanlık yapan koca bir kutu çilekli sıcak çikolatamı getirdim.Ve ucuzluktan aldığım muhteşem bir kaç dvd ile geldim.American Rapsodi,Hemşire,Hayalet Süvari ve Gilles'in Karısı adlı kimi ödüllü filmler.Jel kalemlerden aldım bir de on tane birden.Ne yapacaksam tabi.Sonra bir mağazaya gidip bütün her şeyi tek başıma deneyip çıkardım.Bir süveter ve iki tane şapkada karar kıldım.Bir tanesi gelirken taktım zaten:)Yakıştı bana yawhu:)
Bir yığın romanla geldim ayrıca.Her yer kitap oldu.Ve tabii ki vazgeçemdiğim Ntv Tarih ve Billboard dergilerimin birikmiş sayılarını da yanımda getirdim.Gitarımı ise getirmedim.Henüz caddelerde rüzgarı bile çalamıyorum ve zaten bir aydır da kursa gitmiyorum.Eşek gibi final çalıştım vallahi.Yeminlen=)
Bu aralar ise La Roux dinliyorum.Tabi,her zamanki gibi Flyleaf,Tokio Hotel ve Paramore vazgeçilmez gruplarım.Popa da sardım hafiften yabancı.Ke$ha'yı beğendiğimi söyleyebilirim bu aralar.En son Turgut Özakman'ın Diriliş adlı romanını okudum,gerçi final ödeviydi ama çok emek verilmiş tarih ötesi bir destan.Tavsiye edebilirim:)
Kirli çamaşırlarım yığıldı makineye.Evet bana kocaman bir "pis" denilebilir çünkü iki aydır hiç bir çamaşırım yıkanmamıştı.Yurt hali işte:)Sınıftakilerle gayet kaynaşım içindeyim.Eğlenceli bir sürü şey yapıyoruz.Ayrıca sevgilimden ayrıldım;)Böyle çok daha mutluyum.Kendimde çok gizli şeyler keşfettim,burada açıklayamam kusura bakmayın;)Hayata devam,şimdi daha çok mutluyum.Hep haklı olduğumu anlamam da bana artı olarak dönen durumlardan bir tanesi.Olayın ayrıntılarına gerek yok.
Şimdi bana spor ayakkabı almaya gideceğiz.Ve bilgisayarımın kulaklığı ile mikrofonu bozulmuş yeni bir tane alacağım.Bir sürü şey yazdım yurttayken,defterime.Çok vakit oluyordu çünkü.Tatil boyunca arada yazacağım.Ve ayrıca blog konseptini değiştirmeyi düşünüyorum bakalım,kısmet.
Ve artık ilk günümün şerefine gidip bir sıcak çikolata içeyim,sonra alışverişe.Eğitim Bilimi hocamızın dediği gibi kapitalizmin doruklarındayım yine:)
Hoşçakal blogcan,kendimi çok daha olgun hissettim niyeyse.Bu yazım diğerleri gibi hoppa ve ahlaksız olmadı.Neyse,ben kaçar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
