13 Ocak 2014 Pazartesi
In Treatment - Jesse
In Treatment uzun zamandır dikkatle izlediğim bir dizi.Dr. Paul Westen bir psikiyatrist.Üç sezondan ve her bir bölümü hemen hemen yirmi dakikadan oluşan dizide,doktorun çeşitli yaş,cinsiyet ve meslek grubundan pek çok hastası var.İzlediğim karakterler arasında dikkatimi en çok çeken Jesse oldu.
Jesse henüz on yedi yaşına girmiş eşcinsel bir çocuk.Dizi Jesse'nin asi kişiliği ve eşcinselliği üzerinden ilerlerken beklenmedik bir gelişme yaşanıyor.Jesse'nin biyolojik anne ve babası ona ulaşıyor ve oğullarıyla görüşmek istediklerini söylüyor.Tam da bu noktada hayatı pek de iyi gitmeyen Jesse için işler değişiyor.Jesse karakterini canlandıran Dane Deehan ise çok etkili oynuyor.
Dizinin tüm bölümlerinde bir pskiyatrist ile terapideymişim gibi hissediyorum.Hastaların anlattıklarından ve yaşantılarından yola çıkarak kendi yaşamımdaki benzerlikleri ayıklıyor ve üzerine düşünüyorum.
Yeni bir diziye başlamak isteyenlere tavsiye edilir.Senaryosu muazzam titizlikle yazılmış,çok başarılı bir dizi.
8 Ocak 2014 Çarşamba
Kings Of Leon
Kings Of Leon benim hayat kaynağım desem yanılmış olmam.Beni,yaptıkları müzikle fazlasıyla etkileyen bir grup.Mechanical Bull adlı son albümlerinden ikinci video Beautiful War'a geldi.Dinleyin,izleyin.
23 Aralık 2013 Pazartesi
Anksiyete ve Kaygı
Bir önceki yazımda hazır ölüm anksiyetesinden bahsetmişken bu yazımda da geçenlerde okuduğum bir kitabı ele almak istiyorum.Fransız yazar Andre Le Gall'ın kitabının ismi "Anksiyete ve Kaygı." Kitap Dost Yayınları Kültür Kitaplığından çıkmış,cep kitabı diyebileceğimiz boyutlarda ve fiyat olarak da gayet uygun.Türkçesi ise İsmail Yerguz'a ait.Esere bir kitap mağazasının psikoloji bölümünde rastladım.Kaygı düzeyimin yüksekliği konusunda birtakım sıkıntılar yaşadığım için kitabı alıp okuma gereği duydum.
Yazar,kitapta önce kavram ayrımından bahsediyor.Yani anksiyete ve kaygı kavramları arasındaki temel ayrıma değiniyor.Ardından anksiyete ve kaygıyı farklı dallara ayırıyor,tek tek onlardan da bahsediyor.Mesela öğretmenler için fayadalı olabilecek bölümler de var kitabın içinde.Onlardan biri de okul kaygısı.Kişisel olarak da kendi kaygılarınız hakkında temel teşkil edebilecek bilgileri öğrenebileceğiniz bir kitap.Bazı yerlerinde literatürel bir dil kullanılsa da genel olarak herkesin okuyup anlayabileceği,anksiyete ve kaygıya dair bilgi sahibi olabileceği bir eser.
Dost Yayınları Kültür Kitaplığında pek çok alanda bilgi sahibi olabileceğiniz minik minik kitaplar var.Alıp okumakta fayda olduğunu düşünüyorum.İnternet ortamında güvenirliği olmayan,zihin bulanıklığına sebep pek çok bilgiyi harmanlamak yerine;böylesi kitapları okumak çok daha faydalı olur diye düşünüyorum.
22 Aralık 2013 Pazar
Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek
Bir süre ara vermiştim,tekrar devam ediyorum Yalom okumaya.Bu seferki kitap "Güneşe Bakmak,Ölümle Yüzleşmek." Kitabın çevirisi ise Zeliha İyidoğan Babayiğit'e ait.Kabalcı Yayınlarından çıkan bu kitabında Yalom,ölüm anksiyetesine yoğunlaşıyor.Belki de hemen hemen hepimizin yaşadığı,kimimizin de farkına varmayıp derinlerinde sakladığı ölüm korkusunu anlatıyor.Hem kendi deneyimlerinden hem de hastaları ile görüşmelerinden yola çıkan yazar,pek çok örnek terapi getiriyor önümüze.
Yalom okurken çoğu zaman kendimi onun odasında ya da bir terapi seansında gibi hissediyorum.Elimde bir kalem sürekli yazıp çizip duruyorum.
Bildiğimiz gibi Yalom felsefeden ilham alan,felsefecileri derinlemesine incelemiş varoluşçu bir terapist.Kitapta ise en fazla değer verdiği filozofun Epikouros olduğuna tanık oluyoruz.
Mesela Epikouros'un;Ruhun Ölümlülüğü,Ölümün Nihai Hiçliği ve Simetri İddiası ile ilgili söyledikleri bir hayli etkileyici.
Ölüm korkusu ile ilgili okumamız gereken kitapları ve filmleri de tavsiye etmeden geçmemiş yazar.Kendisine fazlası ile sempati duymaktayım ve alıp okumanızı tavsiye ederim.Bir de kendinize Kabalcı Kart edinin bence,kitapevlerinden indirim kartları edinmenin de ayrı bir güzelliği var çünkü.
18 Aralık 2013 Çarşamba
Rüzgarım Ol
Yaşam bana ağır geliyor.Elim kolum tutmuyor.Omuzlarımın ve kalbimin üzerinde adsız,soyu sopu belli olmayan bir şey var.Yaşayabilmeye
dair varlıklı,heybetli bir amaç edinmeye çabalıyorum ama başarılı olamıyorum.Boşluğu
adımlar gibiyim.Boşluğu dolduramayacağımı bildiğim boş adımlarla.Neşem günden
güne batıyor,yüreğim biraz daha dağılıyor.
Toparlanmak için ne yapmam gerek bilmiyorum.Hayatı anlamlı
kılmaya çalışıyorum ama başaramıyorum.Tüm o hırsı,mücadeleyi,gücü,soğukluğu
istemiyorum,hayatımda bunlara yer vermek istemiyorum.
İnsanın sürekli kalbinde bir ağrı ile yaşaması,mücedelesi
etmesi ne de ağır bir şey.
Bir Erdal Güney şarkısı gibi içim.
Nefesin vurmazsa yüzüme,
Senden bana gelen ölüm..
12 Aralık 2013 Perşembe
Nükleer Başlıklı Kız
Nükleer Başlıklı Kız uzun süredir takip ettiğim bir grup.İlk ablümleri 1'i gerçekten çok beğeniyorum.FHŞ,Kaç Kere,Zor,İki,Maske,Eğer İstersen gibi sağlam şarkıları var.
Bu aralar ikinci albümleri "Gönüllü Köle" çıktı.Çıkış parçaları ise Tuna Velibaşoğlu ile birlikte seslendirdikleri "Ağlayan Kalbim." Şarkı başarılı olmuş,insanı bir anda alıp götürebiliyor.Özellikle solist Billur Yapıcı'nın ses rengi çok başka çok masum geliyor bana.Lakin ilk albümdeki şarkıları düşündüğümde Ağlayan Kalbim'i biraz eksik buldum ben.Sanırım eksik olan tarafı Nükleer Başlıklı Kız'ın müziğine özgü sert tonların bu şarkıda bulunmaması.
Klibi ise beğendiğimi söyleyebilirim.Sadece beni şaşırtan kısmı Billur Yapıcı'nın saç rengi oldu.İlk albümdekinden çok farklı bir tarza bürünmüş.Sanki eski saçları ve rengi daha güzeldi.Lakin değişimin de gerekli olduğunun altını çizmek lazım.
Nihayetinde bu albüm alınıp dinlenmeli,diğer şarkıların da tadına bakılmalı.Nükleer Başlıklı kız sağlam müzik yapan bir grup.Hakkını vermek gerekir.
Bu aralar ikinci albümleri "Gönüllü Köle" çıktı.Çıkış parçaları ise Tuna Velibaşoğlu ile birlikte seslendirdikleri "Ağlayan Kalbim." Şarkı başarılı olmuş,insanı bir anda alıp götürebiliyor.Özellikle solist Billur Yapıcı'nın ses rengi çok başka çok masum geliyor bana.Lakin ilk albümdeki şarkıları düşündüğümde Ağlayan Kalbim'i biraz eksik buldum ben.Sanırım eksik olan tarafı Nükleer Başlıklı Kız'ın müziğine özgü sert tonların bu şarkıda bulunmaması.
Klibi ise beğendiğimi söyleyebilirim.Sadece beni şaşırtan kısmı Billur Yapıcı'nın saç rengi oldu.İlk albümdekinden çok farklı bir tarza bürünmüş.Sanki eski saçları ve rengi daha güzeldi.Lakin değişimin de gerekli olduğunun altını çizmek lazım.
Nihayetinde bu albüm alınıp dinlenmeli,diğer şarkıların da tadına bakılmalı.Nükleer Başlıklı kız sağlam müzik yapan bir grup.Hakkını vermek gerekir.
Etiketler:
ağlayan,
başlıklı,
billur,
gönüllü köle,
kalbim,
kız,
nükleer,
tuna,
velibaşoğlu,
yapıcı
8 Aralık 2013 Pazar
Metis Ajanda 2014
Efendim Metis Ajandayı bilir misiniz ? Bence ülkemizdeki en güzel ajandayı çıkaran yayınevidir Metis.Bu senenin teması direniş olmuş,kenarları gökkuşağı renkleri ile süslü enfes bir ajanda yapmışlar.İçerisinde Gezi Direnişinde dillerimize pelesenk olmuş yaratıcı duvar yazıları,değerli yazarlardan minik yazılar ve çok daha fazlası var.
Bir de Atlas Coğrafya Dergisi bu sayısında İstanbul gravürlerinden oluşan hoş bir ajanda hazırlamış.Onu da tavsiye edebilirim meraklılarına.
16 Kasım 2013 Cumartesi
Daydreaming
Bu aralar pek fazla yazamıyorum.İşten arta kalan vakitlerde de minik evime kapanıp pek çok şey okuyorum,ders çalışıyorum ve bir şekilde kendimi farklı zamanlardan ve mekanlardan tecrit etmeyi başarıyorum.
İçimdeki uzaklara gitme hayali hala sönmüş değil.Bazen minik bir erkek çocuğu evlat edindiğimi,onunla birlikte çok uzak diyarlarda mutlu bir hayat kurduğumu düşlüyorum.Yakasında minik bir papyon olan minik bir erkek çocuğu..
Bu arada son videoları "Daydreaming" ile eski Paramore tekrar ortaya çıktığı için mutluyum.Tavsiye ederim.
İçimdeki uzaklara gitme hayali hala sönmüş değil.Bazen minik bir erkek çocuğu evlat edindiğimi,onunla birlikte çok uzak diyarlarda mutlu bir hayat kurduğumu düşlüyorum.Yakasında minik bir papyon olan minik bir erkek çocuğu..
Bu arada son videoları "Daydreaming" ile eski Paramore tekrar ortaya çıktığı için mutluyum.Tavsiye ederim.
2 Kasım 2013 Cumartesi
John Newman
Son zamanlarda sürekli dinlediğim bir adam var,John Newman.İngiliz asıllı şarkıcı 1990 doğumlu.Love Me Again isimli güzel şarkısı ile büyük bir çıkış yakaladı.Hoş çıkışı büyük olsun ya da olmasın çok güzel bir sesi var.İster istemez aklıma Amy Winehouse geliyor onu dinlerken,bir dem daha hüzünleniyorum.
İleride ismini daha çok duyacağımızı düşünüyorum.Bu aralar Cheating adlı şarkısını sıklıkla dinliyorum.Bakışlarından ve surat ifadesinden anladığım kadarıyla kendine güveni tam bir adam John.Müziğindeki soul havayı hiç kaybetmemesi dileğimle.
1 Kasım 2013 Cuma
Benim Çocuklarım
Bir sürü çocuğum var,pek çok da dünyam.İçinden biri kaybolduğunda tedirgin oluyorum.Hepsi bir aradayken rahatım.Onlarla birlikte zaman duruyor benim için,her birini tek tek dinliyorum.Zannediyorum ki bir şeyler öğretmeyi kendine meslek edinmiş,hitap ettiği kitle çocuklar olan biri için en büyük meziyet dinleme sebatını gösterebilmesi.Bir çocuğu ancak dinlediğiniz zaman anlayabiliyorsunuz.Onlar anlatırken yaşıyorlar hayatı,hem de sahici.Duyguları temizce.
Onlarla farklı bir dünyaya girdiğimi hissediyorum.Çünkü hepsinin benim gibi derin derin bakışları ve acımasız hayat hikayeleri var.Onlar birer kahraman değiller,öyle olsunlar istemem.Onlar ne güzel,ne iyi ne de hoş çocuklar.Onlar tamamen bizdenler.İçimizden.
Bir hikayeden kahraman yaratmak çok kolaydır tıpkı bir çocuktan kahraman,cengaver ve gözü pek bir küheylan yaratmak kadar..Bunu amaç edinmiyorum,bunu amaç edinmemeliyiz.
Çocuklarım kendileri gibi olabilmeliler.Yalnızca kendileri ile dans etmeliler.Dünyayı eritmeliler neşeleriyle,renklerle dolu gözleriyle.
Onlarla farklı bir dünyaya girdiğimi hissediyorum.Çünkü hepsinin benim gibi derin derin bakışları ve acımasız hayat hikayeleri var.Onlar birer kahraman değiller,öyle olsunlar istemem.Onlar ne güzel,ne iyi ne de hoş çocuklar.Onlar tamamen bizdenler.İçimizden.
Bir hikayeden kahraman yaratmak çok kolaydır tıpkı bir çocuktan kahraman,cengaver ve gözü pek bir küheylan yaratmak kadar..Bunu amaç edinmiyorum,bunu amaç edinmemeliyiz.
Çocuklarım kendileri gibi olabilmeliler.Yalnızca kendileri ile dans etmeliler.Dünyayı eritmeliler neşeleriyle,renklerle dolu gözleriyle.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





