New Tomorrow
Eve geldim ben.Üniversite ikiyi de bitirdim.Ekim'de de 20 olucam,bunun bi önemi yok tabi.Üniversiteyi hep başka hayal ederdim.Ama hayal ettiğim gibi değilmiş.İnsan giderek yalnızlaşıyor sanki.Bu benim seçimim mi yoksa böyle mi oluyor gerçekten bilmiyorum.Gençler bedensel zevklerini gönüllerinden daha önde tutuyorlar.Bu da onları duygusal ilişkilerinde kırılgan yapmıyor.İlginç bi anlayış,ben anlayamıyorum.
Büyüdüğümü hissediyorum ama.Bedenen ve ruhen değil de sadece fotoğraflara bakınca hissediyorum.Kesilen saçlar,uzayan sakallar,giderek diğerleri gibi olan garip giyinmekten kaçan bir erkeğe dönüşüyorum.İnsan evrimine inanıyorum bazen ne yalan söyleyeyim.Ya da bu dönem gördüğümüz antropoloji dersi beni çok etkiledi.Umrumda değil,finalim iyi gelsin de geçeyim diye bakıyorum.Antropolijiyi de sevmiyorum.
Milliyet'in verdiği ' Vahşi Yaşam ' belgesel setini biriktirmeye başladım.39 kupon.Sorun değil,daha önce 59 biriktirmişliğim var.
Gelirken Atıf Yılmaz sinemasının güzel olduğunu tahmin ettiğim bir filmini aldım." Asiye Nasıl Kurtulur ." Çünkü gayet ucuzdu.


İzleyeceğim ama önce PTT'ye kargomu almaya gitmeliyim.Gelmeden kitaplarımı kargoya vermiştim de.
Son günlerde en beğendiğim şarkıların hepsi tabii ki Eurovision'daki şarkılardan.Mesela Paradise Oskar'dan " Da Da Dam " isimli şarkı gayet güzeldi.Finlandiya adına katılmıştı.Onun haricinde Romanya adına katılan Hotel Fm'in " Change " adlı şarkısı favorimdi zaten.Bir de Danimarka adına katılan A Friend In London adlı grubun " New Tomorrow " adlı şarkısı var.Bu kadar.
Bir çok yazım birikti ama bu günlük iki tane yeter.
