Sözlü Haftası
Bu hafta öğrenciler heyecanlıydılar.Sözlü haftasıymış,staj hocam yapmam gereken her şeyi anlattı ve arka sıraya geçti.Bana da öğrencilere sözlü yapmak düştü.Yaramaz oldukları kadar bilgililer de.Hiçbiri boş değil bunu daha ilk günden fark etmiştim.Soruların büyük bir kısmına doğru yanıtlar verdiler.Yanlış yanıtlayanlar da muhtemelen heyecanlarına yenik düştüler.Yanlış yanıtlayanların sorularını teneffüste bir daha çözdük,böylece doğrusunu öğrenmiş oldular.Doğru cevaplayanların sevinçleri de görülmeye değerdi.
Henüz üç haftadır ders anlatıyorum ama öğretmenliği çok sevdiğimi fark ediyorum.Staja başlamadan önce tedirgindim ya bu meslek benim gerçekten mutlu olabileceğim bir meslek değilse diye.Ama öyle olmadı.Kesinlikle çok mutluyum.
Miniklerle çok iyi anlaşıyoruz,teneffüslerde hususi dışarı çıkmıyorum.Etrafıma toplanıyorlar ve sohbet ediyoruz.Olabilecek en genç öğretmenim onlar için,haliyle dillerinden anlayabiliyorum.Bütün gün peşimdeler.Hep laflıyoruz,dışarıda gördüklerime ise göz kırpıyorum ve yüzlerinde kocaman bir tebessüm beliriyor hemen.
Öğle arasına girmek üzereyken benden yemekhaneye gitmek için izin istediler.Ders daha bitmemişti,yedi sekiz dakika kalmıştı.Çok sıra oluyormuş yemekhanede,yoruluyorlarmış ayakta beklemekten.Ben de beş dakika kala izin verdim erken çıkmalarına.Hep bir ağızdan "Sizi çok seviyoruz hocam" diye bağırdılar.
İşte günün mutluluğu.