pansiyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pansiyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2020 Pazartesi

Olimpos - Adrasan

Güney tatilimizi tamamlayıp İstanbul'a geri döndük. Bizim için çok güzel bir tatil oldu, gitmek isteyenler için biraz bahsetmek isterim. Olimpos'un çok güzel bir denizi var, su oldukça durgun ve gerçekten çok temiz. Deniz kenarı kumlu bir yapıya sahip değil, taşlık. Bu yüzden giderken bir deniz ayakkabısı götürmek çok işinize yarayacaktır. Dilerseniz Olimpos'taki dükkanlardan da alabilirsiniz. Benim ayaklarım biraz yara aldı. 

Olimpos bildiğimiz gibi antik bir yerleşim yeri, bu yüzden sahile inerken ormanlık alanın içerisinde antik dönemden kalma bazı eserler var. Onların arasında yürümek çok keyifliydi. Olimpos sahile doğru suyu oldukça temiz olan bir dere var, onun da keyfini çıkarabilirsiniz. Olimpos bir ören yeri olduğu için, müze kart ile sahile giriş yapılabiliyor. Dilerseniz birkaç kullanımlık müze kart alabilir ya da orada kendinize yeni bir müze kart çıkarıp sınırsızca sahile giriş yapabilirsiniz. Akşam 22.00'dan sonra ise giriş yapamıyorsunuz. 

Olimpos'ta ağaç evler ve çeşitli pansiyonlar var. Çoğu yeşillikler içinde ve gerçekten otantik. Biz de bu pansiyonların birindeki ağaç evlerde kaldık. Eğer pansiyonunuzda yemek yemek istemezseniz seçenekler de var, biz özellikle gözlemelerini çok beğendik. Muhakkak tadın derim, bir de kavunun içinde ballı dondurması meşhur. Gitmişken dondurmanın da tadına bakmalısınız ve son olarak kaktüs meyvesi tatmayı da unutmamalısınız. 

Olimpos'tan başka bir yere geçmek isterseniz yakında Adrasan var. Olimpos'tan belirli saatlerde Adrasan'a minibüsler kalkıyor. Adrasan'ın denizini Olimpos kadar temiz bulamadım. Lakin eğer çocuklarınız varsa Adrasan sizin için daha uygun olabilir. Sahil ve suyun altı kumlu olduğu için avantajlı. Aynı zamanda sahilde ücretsiz duş imkanı da var. Dilerseniz şezlong da kiralayabilirsiniz. Gün boyu bir şezlongun ücreti on lira idi. 

Yüzdük, güneşlendik, dinlendik ve döndük. Yakın zamanda çalışmaya başlayacağım. Bu yüzden çalışma öncesi tatil bize çok iyi geldi. Olimpos'u ve Adrasan'ı çok sevdik. Tatil rotalarınıza muhakkak eklemelisiniz. 

Sağlıcakla kalın.

29 Temmuz 2017 Cumartesi

Apollon Tapınağı, Cennet Koy, Akbük, Saplı Ada ve Denizköy II

Didim tatilinizde tüm vaktinizi Altınkum'da geçirmeyin derim ben. Biz ikinci gün Altınkum'a yaklaşık 10 dakikalık mesafede bulunan Cennet Koy'a gittik. Sabah erken saatlerde gittiğimiz için kimse yoktu, öğlene doğru da çok az kişi geldi zaten. Cennet Koy Akvaryum olarak da biliniyor. Küçük ve tertemiz bir koy. Balıklarla birlikte yüzüyorsunuz ve gerçekten çok güzel bir deneyim. Suyun altı da olduğu gibi görülüyor, tertemiz.

Akvaryum'un hemen kenarında küçük bir işletme var. Biz sabah çayımızı orada içtikten sonra şezlonglara geçip sabah serinliğinde suya girdik.Öğle vakti de güzelce güneşlendik ve akşama kadar orada kaldık. Şezlong ücretleri de Altınkum'a göre çok uygun. Burayı muhakkak ziyaret edin ve bu ıssız koyda yüzme keyfini yaşayın.

Ertesi gün Akbük'e gittik. Altınkum'dan bu bahsettiğim her yere çok sık geçen minibüslerle ulaşmanız mümkün. Akbük, Altınkum'a göre çok daha tenha bir yer. Tatilci sayısı çok az. Minik bir merkezi var. Üstelik Akbük'te ücretsiz şezlong, şemsiye ve duştan da yararlanabilirsiniz. Suyu pek temiz değildi ve oldukça dalgalıydı. Rüzgar da biraz sert esiyordu. Kısa süre yüzdükten sonra sudan çıktık. Akbük'ün güzelliği yüzerken hemen karşınızdan size selam veren Saplı Ada. Akbük kıyısından suda yürüyerek Saplı Ada'ya ulaşmak mümkün. İlk kez böyle bir şey gördüm. Coğrafi şekil olarak bir tombolo Saplı Ada. Bence gittiğinizde muhakkak görün. 

Akbük'e giderken yol üzerinde ve deniz kıyısında çok güzel bir yerleşim yeri var, ismi Denizköy. Burada kahvelerimizi yudumladık. Ardından denize girdik. Az insanlı ve huzur veren bir yer Denizköy. Suyu Akbük'teki gibi temiz değildi, dalgalıydı. Lakin sessizliğini çok sevdim. 

Bir diğer ziyaret noktamız ise Apollon Tapınağı oldu. Apollon da Altınkum'a yaklaşık 10-15 dakikalık bir mesafede. Tek kelimeyle büyüleyiciydi. Özellikle Medusa heykelini görmek ve tapınağın içinde yürümek enfes bir deneyimdi. Apollon'un çevresinde de oteller var. Dileyenler burada da kalabilirler. Üstelik çok da güzel meyhaneler var. 

Kısa Didim tatilimize çok fazla şey sığdırdık ve dolu dolu bir tatil oldu. Görülebilecek bir Bafa Gölü Tabiat Parkı ve Miletos kaldı. Oraları görmek de başka zamana kısmet olur umarım. 

Kısaca özet geçecek olursam Didim pahalı bir tatil bölgesi değil. Her bütçeye uygun konaklama seçenekleri mevcut. Bana biraz fazla kalabalık geldi, kalabalık tatil bölgelerini pek sevmiyorum. Lakin Didim'de tenha yerlere kaçabileceğiniz çok fazla güzel yer mevcut. Herkese iyi tatiller dilerim efendim.